HaberlerTarihsel Bellek

16 Mart 1988 Halepçe, 16 Mart 1978 İstanbul Üniversitesi Katliamı

16 Mart 1988 Halepçe katliamının 30.Yılı : Elma kokusuyla gelen Katliam !

Tarih: 16 Mart 1988… Irak savaş uçakları Halepçe’yi bombaladı. Ortalığa keskin bir elma kokusu yayıldı. Çocuklar kokuya doğru koştu. Son sözleri ‘Daye behna seva te’ yani ‚Anne elma kokusu geliyor‘ oldu. Sonra da birer birer öldüler.

Faşist Diktatör Saddam Hüseyin ve Hasan Ali Mecid (Kimyasal saldırıları operasyonları yönettiği için Kimyasal Ali olarak tanındı) ‚Kürt sorunundan sonsuza kadar kurtulmak‘ için ‚Enfal‘ ismini verdiği Irak tarihinin en kanlı operasyonuna girişti. Kara harekatları, havadan bombalamalar, yerleşim yerlerinin sistematik bir şekilde yıkılması, toplu zorunlu göçler, idam mangaları ve kimyasal saldırılar Enfal operasyonunun başlıca yöntemleriydi.

Kimyasal bombalar ilk olarak Balisan Vadisi’nde kullanıldı. Bu saldırıda kaç kişinin öldüğü hâlâ tam bilinmiyor. Balisan’ı, Sanexsê koyu takip etti. Kimyasal saldırıların üçüncüsü ve en büyüğü ise Halepçe’ye yapıldı. 76 bin kişinin yaşadığı Halepçe`de çoğu kadın ve çocuk en az 6.357 kişi alçakça katledildi ve 14 bin 765 kişinin yaralandı.

16 Mart 1978 İstanbul Üniversitesi Katliamının 40. Yılı

16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi Merkez Binası’ndan toplu halde çıkan öğrencilerin üzerine faşistler tarafından atılan bomba ve ardından gerçekleşen silahlı saldırı sonucunda 7 öğrencinin ölümünün onlarcasının da yaralanmasının üzerinden 40 yıl geçti. Hukuk ve İktisat Fakültesi öğrencilerinin üzerine „Kahrolsun Komünistler“ diye bomba atan Zülküf İsot’la beraber Latif Aktı, Sıddık Polat ve polis memuru Mustafa Doğan’ın da katliama karıştığı açıklandı. Olaydan sonra Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Orhan Çakıroğlu, o dönem Ülkü Ocakları’nda görevli Mehmet Gül, dönemin MHP İstanbul İl Başkanı Kazım Ayaydın ve Ahmet Hamdi Aksoy gözaltına alındı. Sanıklardan Sıddık Polat ise Elazığ’da yakalandı.

Şükrü Balcı, Reşat Altay ve Süreyya San’ın da bulunduğu polis şefleri “görevlerinde kayıtsız kalmakla” suçlandılar.

Susurluk kazası sonrasında Reşat Altay’ın Abdullah Çatlı ile telefon görüşmeleri ve Çatlı’nın 16 Mart katliamında kullanılan NATO yapımı TNT kalıplarını temin ettiği ortaya çıktı. Susurluk sürecinde ortaya çıkan yeni deliller ışığında Oral Çelik, Meral Çatlı, Haluk Kırcı, Murat Bayrak ve 12 Mart askeri savcısı Baki Tuğ’un da bulunduğu 11 kişi hakkında katliamla bağlantılı oldukları anlaşıldı.

Yaşanan saldırıda Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt isimli öğrenciler hayatını kaybederken, 41 öğrenci de yaralandı.

Katliamları Unutmadık ! Unutturmayacağız !

Etiketler

bağlantılı haberler