Ana Sayfa Haberler TDİ: “Asla unutmayacak, asla bağışlamayacağız!”

TDİ: “Asla unutmayacak, asla bağışlamayacağız!”

İSTANBUL-Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi tarafından, İHD İstanbul Şubesi’nde 19-22 Aralık Hapishaneler Katliamı’nın yıldönümünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

19-22 Aralık 2000 tarihinde onlarca hapishaneye eş zamanlık gerçekleştirilen saldırılarda devrimci tutsaklar katledilmiş ve F Tipi hapishanelere sürgün edilmişlerdi.

19-22 Aralık Hapishaneler Katliamı’nın 18. yılında TDİ tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirildi. İlk olarak İHD Hapishaneler Komisyonu adına Muharrem Kurşun tarafından yapılan konuşmada, 19 Aralık’ın kolektif bir direniş olduğu, bu direnişin bugün de hapishanelerde sürdüğü vurgulandı. Ardından sözü 19 Aralık ve Ulucanlar saldırılarını yaşayan Wernicke Korsakofflular Dayanışması’ndan Fatime Akalın aldı. “Zulmün olduğu her yerde direnişin olması gerektiği bakışıyla hayata bakıyoruz” diyen Akalın Korsakofflular olarak bu bakışla mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.

Akalın’ın ardından Ecem Taşdelen tarafından TDİ adına basın metni okundu. Basın açıklamasında “Asla unutmayacak, asla bağışlamayacağız!” başlığıyla yapılan açıklamada; “Hapishaneler, devrimci mücadelenin en kararlı bir şekilde verildiği, bu mücadelenin en sert şekilde yaşandığı yerlerdir. Toplumsal mücadele büyüdükçe, bu mücadele sokaklara yansıdıkça hapishaneler, mücadelenin önemli alanlarından biri haline gelir. Devletin dışarıda kontrolü sağlama politikaları içeriye de yansır” ifadelerine yer verildi.

“19 ARALIK 2000, BU TOPRAKLARIN TARİHİNDE BİR MİLATTIR”

Açıklamada 19 Aralık’ın bu toprakların tarihinde bir milat olduğu vurgulanırken, “Ama bu tarih aynı zamanda, devrimci tutsakların “ölürüz ama asla teslim olmayız” dedikleri ve dört gün boyunca sürdürdükleri mücadelenin tarihidir. Devletin zindanlarında özgürlük mücadelesi verenlerin tarihidir. Devrimci iradenin, iktidarlar karşısındaki zaferidir, teslim alınamayacağının göstergesidir” denildi.

Basın açıklaması “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!” denilerek sona erdi.